12.03.2026
Cumhuriyet Halk Partisi Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay, Merkez Bankası’nın (TCMB) 6 Mart tarihli bilançosunu analiz ederek Türkiye ekonomisinin içine sürüklendiği büyük riski gözler önüne serdi. Atabay, "İran Savaşı devam ederse TCMB’nin kullanılabilir döviz rezervleri yetmeyecek" uyarısında bulunurken; rezervlerin milletin zor günü için biriktirilmek yerine Ekrem İmamoğlu’na yönelik siyasi kumpasların yarattığı finansal şokları bastırmak için harcandığını vurguladı.
Cumhuriyet Halk Partisi Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay, İran Savaşı ile başlayan enerji şoku ve sıcak para çıkışı karşısında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın kullanılabilir rezervlerinin kritik seviyelere düştüğünü açıkladı. Atabay, mevcut iktidarın demokratik rekabet yerine siyasi kumpaslara odaklanmasının ekonomiyi kırılgan ve savunmasız bıraktığını belirtti.
Güldem Atabay, yazılı açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“İRAN SAVAŞI’NIN ENERJİ ŞOKU KAPIMIZDA, REZERVLER YETMİYOR”
İran Savaşı sonu ne zaman geleceği belli olmayan bir enerji şoku ile ülkemizi karşı karşıya bırakmıştır. Yaşanan şokla hızla ülkemizi terk etmeye başlayan sıcak para sonucu oluşan döviz talebini, TCMB yasada tanımlanan görevi gereği kur istikrarını sağlamak için döviz rezervlerinden karşılamaktadır. Kullanılabilir döviz rezervlerindeki sert düşüş ise İran Savaşı’nın devam etmesi halinde TCMB kaynaklarının yetmeyeceğini yansıtmaktadır. Mevcut iktidar siyasi kumpas kurmak yerine Sn. Ekrem İmamoğlu ile demokratik zeminde Cumhurbaşkanlığı için rekabet etmeyi tercih edecek gücü kendinde görseydi, İran Savaşına rağmen bugün karşı karşıya olduğumuz kırılgan ekonomik yapı içinde olmazdık.
RAKAMLARLA EKONOMİK TABLO: 2 HAFTADA 25,5 MİLYAR DOLARLIK SATIŞ
Sayılar ortadadır:
REZERVLERDE "LİKİDİTE" OPERASYONU: TAHVİLLER SATILIYOR
“SİYASİ KUMPAS KURMAK YERİNE MERTÇE MÜCADELE EDİLSEYDİ REZERVLER 80 MİLYAR DOLARDA OLURDU”
Merkez Bankası’nın siyasi amaçlara alet edilmesini sert dille eleştiren Güldem Atabay, şunları kaydetti:
Özetle; 28 Şubat’tan 13 Mart’a savaşın ilk iki haftasında oluşan yaklaşık 30 milyar dolarlık döviz talebine karşılık TCMB’nin 6 Mart itibarıyla potansiyel kullanılabilir döviz rezervi 34,3 milyar dolardır. Savaş ortamında bu seviyenin yetersizliği nettir. Mevcut iktidar TCMB rezervlerine ve yüksek faizine yaslanarak Sn. Ekrem İmamoğlu’na siyasi kumpas kurmak yerine demokratik zeminde en güçlü rakibiyle mücadele edecek mertlikte olsaydı, TCMB’nin nakit döviz rezervleri bugün en az 70-80 milyar dolar gibi Türkiye ekonomisini koruyabilecek bir seviyede olacaktı.
ALTIN REZERVLERİ VE BEKLENEN RİSKLER
Gelecek döneme ilişkin riskleri sıralayan Atabay, Merkez Bankası’nın elindeki 134,7 milyar dolarlık yüksek altın stokunu swap yaparak döviz nakdine çevirmesi halinde, ödenecek yüksek faiz bedelinin tüm Türkiye vatandaşlarının sırtına yükleneceğini ifade etti.
Atabay sözlerini şöyle tamamladı: "Bugün en çok ihtiyacımız olduğu bir dönemde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın döviz kasasının sağlam olmayışını likidite yönetimini doğru yapamayan üst yönetimin liyakat eksiliği ve Banka’nın siyasi araç haline dönüşmesinden bağımsız düşünemeyiz. Ancak TCMB döviz rezervlerini milletin zor günü için kasasında biriktirmek yerine, bundan neredeyse tam bir yıl önce iktidarın siyasi saiklerle Cumhurbaşkanı adayımız ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’mız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına destek olmak amacıyla kullanmıştır. Siyasi amaçlara alet olan TCMB’nin kurumsal güvenilirliğini zedelemesi ayrı bir tartışma konusu olmalıdır. Bugünün tartışma konusu TCMB’nin esas görevi olan finansal istikrarı güçlendirmek yerine rezervlerini siyasi kumpas kuranların yarattığı finansal şoku yumuşatmak için ölçüsüzce harcayarak İran savaşı ortamında Türkiye ekonomisini kırılgan, korumasız bıraktığı gerçeğidir."